İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2014/34 Esas, 2014/418 Karar sayılı kararı ile sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasının,
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkrasının (c) bendi gereği açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.

2. Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/538 Esas, 2019/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle aynen açıklanmıştır.

3. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

4. Tebliğname bozma yönünde görüş bildirmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; şikâyetçi polis memurlarının da sanığa hakaret ettiklerine, karşılıklı hakaret nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ve arkadaşının okul önünde kaldırımda alkollü şekilde oturdukları, şikâyetçi polis memurlarınca kimlik sorulduğu, sanığın kimliğini ibraz edemediği, kimlik tespiti için polis merkezine götürülmek istendiği, sanığın polis memuru olan ...'ye kendisine küfrettiğini ileri sürüp "Senin anana küfrediyorum o... çocuğu, adını söyle bana sen kimsin gözlüklü, seninle dışarıda görüşeceğim." diyerek hakaret ettiği, rapor için hastaneye götürüldüğü, aynı şikâyetçiye yönelik "2013 sonunda cezaevine gireceğim nasıl gireceğimi de siz göreceksiniz benim anama küfür ettin benim anama küfür edenin anasını s... kendine dikkat et, dışarı çıkınca sana soracağım.", "Senin a... koyacağım seni s..." dediği, tüm polis memurlarına yönelik "O.. çocukları, sizinle dışarıda tek tek görüşeceğim." dediği, kendisini muayene etmeye çalışan doktor olan şikayetçi ... D.'ye hitaben de "Sana bu diplomayı verenin a.. koyayım o... çocukları." diyerek hakaret ettiği, nezarethanede de polis memurlarına hakaretlerine devam ettiği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Dosya evrakının tamamının Ulusal Yargı Ağı ortamında DYS'ye aktarıldığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 38/A maddesi gereğince Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.

A. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanık savunması, şikâyetçi anlatımları ve olay tutanağı karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin ssanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.