HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/646 Esas, 2018/390 Karar sayılı kararı ile sanığın,

a.Katılanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 4 kez 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

b.Katılan ...'ya yönelik hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında,

a.Katılanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

b.Katılan ...'ya yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın paylaşımlarda kullandığı ifadelerin hakaret niteliğinde olmadığına, siyasetçilere yönelik eleştirinin sınırlarının daha geniş olduğuna, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına göre sanığın cezalandırılamayacağına, haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, aleniyet unsurunun gereçekleşmediğine ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde 24.01.2017 tarihli "... malı diyor ki başkanlık geldi mi terör örgütlerinin sesi soluğu kesilecek bu kadar gerizekalıca bir analiz olamaz.", 08.01.2017 tarihli "Sarıkamış harekatının 102. yılında atalarını tarihe gömdüğümüz it evladı akpkk'nın ulaştırma,denizcilik ve haberleşme bakanı olan ... denen p.ç ingiliz bayraklı montla Türk düşmanlığın göstermek için gelmiştir. Bu örgütün peşine kuyruk olan kim varsa yok hükmündedir ve Türk değildir" 27.12.2016 tarihli "Rize Belediye Başkanı reşet kasap denen it soysuzluğunu göstermiştir.Bu topraklardan Türk olmayanları sileceğiz and olsun" 13.09.2016 tarihli "Dikkat içisleri bakanı denen soysuz "..."nun dikkatine! madde 3: Türkiye cumhuriyeti devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.dili türkçedir ..." 03.09.2016 tarihli "Başbakan denen yobaz 14 bin tane p.ç öğretmeni çok seviyorsun al evine sizin koyun p.çlerinize eğitim versin,veliler bu konuda bilinçli olmalı çocuklarını gönderdikleri okulda tepki göstermelidirler hırt p.çlerinin türk çocuklarını zehirlemesine izini verilmemelidir..fetonun p.çlerini bir haftada görevden atan yobaz hükümet hırt p.çlerine her defa sessiz kalıyor sizin gibi yobazlar yüzünden yüzlerce çocuk babasız kaldı....." şeklinde paylaşımlar yaparak katılanlar ..., ..., ... ve ...'a hakaret ettiği, katılan ... hakkında yaptığı paylaşımın ise hakaret niteliğinde olmadığı İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Katılan ...'ya yönelik paylaşımın katılanı tahkir amacı taşıdığı, hakaret suçunun sübuta erdiği kabul edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanığın ikrarı, 20.02.2017 tarihli araştırma raporu karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.