Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- Sanığın tüm aşamalarda ısrarla suçlamayı kabul etmemesi, katılanın kullanımında olan cep telefonu hattına suça konu mesajların gönderildiğine dair 28/03/2013 tarihli savcılık tespit tutanağına rağmen, olay gününe ait iletişim dökümlerini içeren raporda, sanığın kullanımında olduğu kabul edilen hattan katılanın cep telefonuna mesaj gönderildiğine ilişkin kayıt bulunmaması, katılanın savcılık ifadesinde sanığın kendisine mesaj göndermediğini, telefonla arayarak hakaret ve tehditte bulunduğunu beyan etmesi, yine sanık hakkında katılanın kardeşi ...'ya yönelik olarak aynı sözleri içeren mesajlarla tehdit ve hakarette bulunduğu iddiasıyla, 25/04/2013 tarihli iddianameyle açılan kamu davasına ilişkin ... 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/11/2015 tarih, 2014/251 esas 2015/1536 sayılı mahkumiyet kararının temyiz aşamasında olduğunun anlaşılması karşısında, bağlantılı olduğu anlaşılan her iki dosya birleştirilerek, katılanın cep telefonuna suça konu mesajların sanık tarafından gönderilip gönderilmediğinin tespit edilmesi, gönderildiğinin kabulü halinde ise sanığın, bağlantılı olan dosyadaki eylemleri nedeniyle, aynı zaman dilimi ve olay bütünlüğü içerisinde her iki katılanı hedef alıp almadığı değerlendirilip, sonucuna göre sanık hakkında zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Kabule göre de;

a- Sanık tarafından katılanın cep telefonuna gönderildiği kabul edilen mesajlarda geçen sözlerin, bütünüyle hayata ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit niteliğinde olduğu ve sanığın TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,

b- Tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında, sanığın adli sicil kaydındaki ... 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/715 Esas 2012/227 Karar sayılı ilamındaki birden fazla hükmün bütünüyle tekerrüre esas alınması ve bu ilama konu olanlardan, TCK'nın 141/1. maddesine uyan hırsızlık suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, anılan ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, en ağır cezayı içeren hükmün tekerrüre esas alınması açısından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesi zorunluluğu,

c- Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, her ne kadar sanığın hakaret eylemi uzlaşma kapsamında olup, soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmaması ve CMK’nın 253/3. maddesinin ikinci cümlesi dikkate alındığında, soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle, anılan Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret ve 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçlarından, CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
d- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.