Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Soruşturma evresinde dinlenen ve olayın tek görgü tanığı olduğu anlaşılan Burçin Çiftçi kovuşturma evresinde tanık sıfatıyla dinlenmeyerek, 5271 sayılı CMK'nın 210/1. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanığın, müştekilerle aralarında husumet olduğunu savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak TCK'nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.