Tehdit suçundan şüpheli ... hakkında kovuşturma açılmasına yer olmadığına dair ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/07/2010 tarihli ve 2010/137-317 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/08/2010 tarihli ve 2010/1054 değişik ... sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 07/04/2011 gün ve 18255 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2011 gün ve 169472 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, ...'ın; müşteki...'in 2006 yılı içinde boşandığı eşi ... vekili sıfatıyla, 2008 yılı Eylül ayı içinde şikâyetçiyi ev telefonundan arayarak "Ben ...'ım. ...'in yeni avukatıyım.... sizden boş bir kağıda imza atmanızı istemiş, siz atmamışsınız, bu imzayı atarsanız sizin hayrınıza olur, eğer atmazsanız sizi kötü günler bekliyor." şeklinde sözler söylediğine ilişkin iddia ile ilgili olarak, mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yargılamayı yapacak olan mahkemeye ait olması gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.

1136 sayılı Avukatlık Yasasının 60/1.maddesinde "59'uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir." hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada, Adalet Bakanlığınca verilen kovuşturma izninde, şüpheli avukatın, yakınanın boşandığı eşi ...'in vekili sıfatıyla telefon ettiği müştekiye, "Ben ...'ım. ...'in yeni avukatıyım.... sizden boş bir kağıda imza atmanızı istemiş, siz atmamışsınız, bu imzayı atarsanız sizin hayrınıza olur, eğer atmazsanız sizi kötü günler bekliyor." diyerek tehdit ettiğinin ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi dava açılması için makul şüphe ve kanıtları bulunmadığından kovuşturma açılmasına yer olmadığına karar vermiş, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi de müşteki...'in itirazını kararın gerekçesi ve delil durumuna göre reddetmiştir. Avukatlık Yasasının 60/1.maddesindeki özel düzenleme uyarınca son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karara karşı müşteki ya da suçtan zarar gören kişinin itiraz yetkisi bulunmamaktadır. Merciin itirazın reddine ilişkin kararının gerekçesi,, müştekinin itiraz yetkisi dikkate alınmadan esasa girilmesi açısından isabetli değil ise de sonucu itibariyle doğru olduğundan hukuka aykırı bulunmamaktadır.
Yargıtay C.Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.