Görevli memura mukavemet suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 258/1, 55/3,647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 1.320 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2011 tarihli ve 2011/129-188 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 06.07.2011 gün ve 37833 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2011 gün ve 252388 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Yargıtay bozma ilamından önceki hükmün verildiği 03/05/2006 tarihi ile sonraki hükmün kurulduğu 18/05/2011 tarihi arasında, 765 sayılı Kanun'un 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
İncelenen dosyada yer alan iddianameye göre, sanık ... hakkında, sarhoş olup çevreyi rahatsız etmesi nedeniyle kendisini karakola götürmek isteyen görevli polis memurlarına cebir ve şiddetle direnme eyleminden dolayı 765 sayılı T.C.Y.'nın 258/1, 55/3 maddeleri gereğince cezalandırılması isteğiyle kamu davası açıldığı görülmektedir. Her ne kadar sanığın suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu ve 5237 sayılı T.C.Y.'da anılan yaş grubundaki sanıklar için indirimli dava zamanaşımı süresi belirlendiği sabit ise de somut uygulama sonuçları açısından 765 sayılı T.C.Y.'nın 102/4 maddesinin 5237 sayılı T.C.Y.'nın 66/1-e,2 maddesine göre sanık lehine olduğu açıktır. 765 sayılı T.C.Y.'nın 258/1 maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre görevi yaptırmamak için direnme suçunun asli dava zamanaşımı süresi anılan Yasanın 102/4 maddesi uyarınca beş yıldır. Dava zamanaşımını kesen en son işlem Yargıtay bozma kararı öncesi mahkemece verilen 3.5.2006 tarihli mahkumiyet kararıdır. Bozma sonrası ilk duruşma 18.5.2011 tarihinde yapılmış ve mahkemece yeni bir mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Ancak mahkeme önceki mahkumiyet kararından sonra 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğunu ve dava zamanaşımını kesen herhangi bir işlem bulunmadığını dikkate almamıştır. Önceki mahkumiyet hükmünden itibaren işlemeye başlayan beş yıllık asli dava zamanaşımı süresi 3.5.2011 tarihinde dolmuştur. Mahkemenin asli dava zamanaşımı süresinin dolduğunu gözetmeden kurduğu 18.5.2011 tarihli mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... hakkında, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 18.5.2011 gün ve2011/129-188 sayılı kararın, C.Y.Y.'nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, aynı yasa maddesinin 4-d fıkrası uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan KAMU DAVASININ, sanık yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı T.C.Y' nın 102/4 ve 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 223. maddeleri uyanınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.