İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından dava dilekçesinin tarafına tebliğ edilmediği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, davalı hakkında 2010 yılı 6,7,8,9,10,11. aylar kira bedeli olan toplam 3180 TL kira alacağı ve 79 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 3259 TL alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, takibin itiraz edilmeden kesinleştiğini, davalının ödemede bulunmadığını,itiraz da etmediğini bildirerek temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalıya dava dilekçesi Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş, davalı duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır.
Tebligat Yasası’nın 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti azası, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımıza gelince; dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye "muhatap geçici olarak dışarda olduğundan tebliğ imkansızlığı nedeni ile mahalle muhtarına teslim edilmiş olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşusuna haber verilmiştir.'' şerhi ile davalıya tebliğ edilmiş ise de komşu isim ve imzası alınmamış, imzadan imtina ettiğine ilişkin bir açıklamaya da yer verilmemiştir. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Mahkemece, davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir yöntemine uygun tebligat yapıldıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.