Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir.

A-Sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, kardeşi olan katılana ait ağaçları kestiği iddia olunan somut olayda; miras meselesi nedeniyle katılanla anlaşmazlık yaşayan sanığın, arazilerin kendisine ait olduğu düşüncesiyle hareket etmesi, suça konu ağaçların mülkiyetinin kime ait olduğu konusunda ihtilafın bulunması ve sanığın ağaçları mala zarar verme kastıyla kestiği konusunda şikayetçinin iddiasından başkaca kanıt elde edilememesi nedeniyle "kuşkudan sanık yararlanır" (in dubio pro reo) ilkesi gereğince sanığın beraatine yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

B-Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat kararı ve basit mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1-Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında, atılı suçları kabul etmediğini, katılana ait hortumu kesmediğini, evinde ele geçirilen hortumların kendisine ait olduğunu ve katılanın teşhis ettiği kahverenkli hortumun da 25 yıldan beri kullandığını beyan etmesi, katılanın da sanığın hortumlarını parça parça kesip evine götürdüğünü ve evinde bulunan 80 metrelik kahverenkli hortumun kendisine ait olduğunu iddia etmesi, ayrıca yine katılanın 27.05.2007 tarihinde sanığın kendisine ait 250 metrelik hortumunu keserek götürdüğü iddiası hakkında hırsızlık suçundan takipsizlik kararı verilmesi, katılanın 14.05.2007 tarihinde sanığın kendisine ait su hortumunu kesip zarar verdiği iddiası hakkında da ... Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan kamu davası bulunması karşısında; öncelikle hortumun kesildiği iddia olunan suça konu bahçede keşif yapılıp tapu ve kadastro kayıtları getirilip mahalli bilirkişiler dinlendikten sonra bahçenin mülkiyetinin kime ait olduğunu tespiti, su hortumları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak eski mi yeni mi olduğunun ve de uzunluğunun katılana ait bahçeye denk gelip gelmediğinin belirlenmesi, üç farklı tarihte hortumunun kesildiğini iddia eden katılandan her defasında yeni bir hortum taktırıp taktırmadığı, sanığın evinde ele geçirilen hortumların hangi tarihte kesilen hortumlar olduğunun sorulması, yine sanık hakkında 05.07.2007 tarih, 2007/3003 soruşturma ve 2007/724 sayılı iddianameyle mala zarar verme suçundan açılıp ... Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan kamu davasına ilişkin dosyanın getirtilip incelenmesi, gerektiğinde her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesi ve bütün deliller toplandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumumun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;

2-Sanığın olay günü katılana ait boruları kırarak kullanılmaz hale getirdikten sonra evine götürdüğünün kabulü karşısında, hırsızlık suçunun oluştuğu gözetilmeksizin, hırsızlık kastının bulunmadığına dair eksik ve oluşa uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,

3-Nüfus kayıt örneklerine göre katılanın kardeşi olup aynı konutta beraber yaşamayan sanığa hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 167/2 maddesi uyarınca indirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 18/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.