İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2016 tarihli ve 2016/174 Esas, 2016/385 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentleri, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 1.526,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2017/719 Esas, 2017/966 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun duruşma açılarak yapılan incelemesi neticesinde sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, Kazan İlçesi ... Mahallesi sınırlarında yer alan ve tapuda M.D., Y.D., A.D. adına kayıtlı olan arazilere ilişkin olarak 2007 ile 2012 yılları arasında, adı geçenlerle arasında yapılmış gibi gösterilen ve dolayısıyla sahte olarak düzenlenmiş kira sözleşmeleri eklendikten sonra doğrudan gelir desteği başvuru dilekçeleriyle birlikte katılan kuruma başvuruda bulunması üzerine, tarımsal faaliyetlerinden dolayı doğrudan gelir desteği kapsamında sanığa 2007 ile 2012 yılları arasında para ödemelerinin yapıldığı, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suça konu arazilerin mağdurlar ile sanığın ortak murislerinden intikalen geldiği ve bu arazilerin mülkiyetinin aidiyeti hususunda ihtilafın bulunduğu, ancak sanık tarafından araziler üzerinde gerçekten tarımsal faaliyette bulunulduğu ve bu nedenle doğrudan gelir desteğinin tarımsal faaliyetten dolayı hak edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, yasal unsurları itibariyle oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine karar verilmiştir.

1.Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesine olay ve olgular kısmının (B) paragrafında yer verildiği üzere, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2017/719 Esas, 2017/966 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.06.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.