Davacı, ... kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Kemal Köçer tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava 2.9.2008 tarihinde meydana gelen ... kazası sonucu %28,2 oranında sürekli ... göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemine ilişkindir.
Mahkemece 26.324,04 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yerel mahkemece maddi tazminatın hesabında esas alınacak ücretin belirlenmesinde hataya düşüldüğü görülmektedir.
Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesinde esas alınacak ücrete ilişkindir. Davacının vasıflı işçi olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden belli olmaktadır. Öte yandan vasıflı işçinin asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği açık-seçiktir. Yerel Mahkemenin bu nedenle emsal ücretlerin ne olacağı doğrultusunda araştırma yapması isabetlidir. Ancak davacının olay tarihindeki ücretinin tespitinde davalı işverene ait işyerinde toplu sözleşme uygulaması olmadığından Birleşik Metal-... Sendikasının bildirdiği ücretlerin esas alınamayacağı, yapılan işin niteliğine göre ilgili Meslek Odasından sorulması ve gerçek ücretinin araştırılması gerektiği açıktır.
Yapılacak ...; davacı işçinin, pres operatörü olarak çalıştığı ve bu nitelikteki bir işçinin asgari ücret ile çalışmayacağı kabul edilerek, ilgili meslek kuruluşundan bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, benzer işyerlerinde çalışan ve emsal işi yapanların ücretlerini araştırmak suretiyle işçinin gerçek ücretini belirlemek, gerçek ücretle işçinin tazminatını yeniden hesaplatmak, hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre SGK tarafından hesaplanarak bildirilen ilk peşin sermaye değerini hesaplanan bu zarardan indirmek ve davacının ilk hükmü temyiz etmemesi nedeni ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklarda korunarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de;

3-Davacı dava dilekçesinde 5.000 TL maddi tazminat ve 40,000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 3.11.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat talebine toplam 16.324,04 TL daha eklenmesini talep etmiştir. Ancak mahkemece HMK 26. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle 26.324,04 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 02.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olması hatalıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.