Suç tarihinde on beş - on sekiz yaş aralığında bulunan, duruşma sırasında reşit olan katılan mağdurenin sanıktan şikayetçi olduğu ve kamu davasına katılmasına karar verildiği, velayet hakkında sahip babası katılan ...'nin karar tarihinden sonra 13.06.2017 tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, temyiz incelemesinin katılan mağdurenin isteği ile sınırlı yapılması gerektiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Sanığın katılan mağdureye hoşlandığını söylediği, arkadaşlık teklif ettiği, katılan mağdureyi iş çıkışlarında takip ettiği, farklı zamanlarda birden fazla kez öptüğü iddiasıyla açılan kamu davasında, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan Mağdurenin Temyiz İsteği
Tanıkların sanığın katılan mağdureye yakınlaşma çabasına ve mesajlaşma durumuna şahit olduklarını ifade ettikleri, tanık Zeliha’ın ifadelerinin dikkate alınmadığını, sanığın katılan mağdure ile sinemaya gittiklerini kabul ettiği, olay tarihlerinde evli olan sanığın yaşça küçük katılan mağdure ile neden sinemaya gittiğinin değerlendirilmediğini, cinsel suçun ulu orta işlenmeyeceğini, sanığın amir konumunda olmasının katılan mağdurenin iradesini etkilediğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadeleri ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi kararında katılan mağdure tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.06.2024 tarihinde karar verildi.