İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2017 tarihli, 2017/3224 Esas No.lu iddianamesiyle sanık hakkında, şikâyetçinin gündüz vakti apartman içerisine kilitlediği bisikleti çalmasından dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 116/1, 151/1,53. maddeleri uyarınca cezalandırılması kamu davası açılmıştır.
2. Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/833 Esas, 2018/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 168/1, 116/1,151/1,53,58. maddeleri uyarınca sırasıyla 2 yıl 4 ay hapis cezası, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve beraate, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına, 58. maddesi gereği cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/1310 Esas, 2019/813 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a uyarınca esastan reddine, mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, çok pişman olduğuna, ceza verilecekse an alt sınırdan verilmesini istediğine ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın gündüz vakti apartman içerisine girerek girişinde bulunan bisikletin çalındığı, kamera kaydı görüntülerindeki kişinin sanık olduğunun tespit edildiği, sanığın hırsızlık konusu bisikleti soruşturma aşamasında iade ettiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.CD çözüm, tespit, yakalama ve teşhis tutanağı, basit kroki dava dosyasında mevcuttur.
3.Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir, şikâyetçinin aşamalarda beyanları alındığı tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle belirlenmiş olması karşısında mahkûmiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden istinaf başvurunun esastan reddine, mala zarar verme suçu yönünden ise İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Şikâyetçinin "...bisikletimi çelik telli kilitle kilitlemiştim, kilidin kırılmış olduğunu kilidin bir kaç küçük parçasını yerde bulduğumdan dolayı biliyorum, kırılan kilidi de götürmüş..."şeklindeki beyanı karşısında; sanığın bisiklet ile birlikte kilidi de çalması eyleminde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukukî yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 151/1 maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
5275 sayılı Kanun’un 108/3. mddesinde belirlenen "ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlü koşullu salıverilmez" hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6 Ceza Dairesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/1310 Esas, 2019/813 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.