Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında katılan vekili olarak yer alan Av. ... ile birlikte verdikleri dilekçeye istinaden duruşmalara katılan vekili olarak kabul edilen Av. ...’ün, dosyaya sunulan Denizli 5. Noterliğince düzenlenmiş 24.12.2009 tarihli genel vekaletname uyarınca katılan kurum vekilleri olarak temsile yetkili kılındıkları, katılan vekili olarak da Mahkemenin ilk kararını Av. ...’ın temyiz ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iadesi sonrası tensip zaptıyla bu avukata katılan vekili sıfatıyla duruşma gününün tebliğ edildiği ve 20.02.2013 tarihinde dosyada karar verildiği ancak bu kararın dosyadaki mevcut vekaletnamede adı hiç geçmeyen Av. ...’e katılan vekili olarak 14.03.2013 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine dosyada asıl katılan vekillerinden olan Av. ....’in kararı 22.03.2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, dosyada vekil olduğu anlaşılmayan Av. ...’e yapılan tebligatın temyiz süresini başlatmayacağı bu nedenle de, dosyada vekaletnamesi bulunan Av. ....’in yokluğunda verilen hükme yönelik temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

I-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

II-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iade kararı sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olup, mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan, iade kararından sonra mühür bozma suçu yönünden kurulan 20.02.2013 tarihli 2012/240 Esas ve 2013/23 Karar sayılı ikinci karar yok hükmünde olup katılan vekilinin, mühür bozma suçundan 22.12.2010 tarihli 2010/52 Esas ve 2010/218 Karar sayılı hükme yönelik 21.02.2011 tarihli temyiz talebinin yapılan incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.