Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Her ne kadar hükümde, temyiz süresinin başlangıcının "tefhim/tebliğ tarihinden itibaren" denilerek yanıltıcı ifadeler kullanılmış ise de, ister yüze karşı ister yoklukta verilmiş olsun, her halükarda, temyiz süresinin en son "tebliğ tarihinden" başlayacağı, yasa yolunun süresi, merci ve şeklinin gösterildiği gerekçeli kararın, sanığın 14.06.2010 tarihli duruşmada bildirdiği aynı zamanda da mernis adresi olan adresine, 20.12.2010 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın ise kararı 11.04.2011 tarihinde yasal süre geçtikten sonra temyiz ettiği, temyiz dilekçesinde beyan ettiği adresin de aynı adres olduğunun anlaşılması karşısında, dosya içeriğine ve gerekçeye göre, sanık ...'in temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan 13.04.2011 tarih ve 2009/596 E., 2010/759 K. sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 29.05.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.