Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden; sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan verilen 2.620 TL adli para cezasının miktar itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereğince kesin olmasından dolayı sanık müdafiinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan ve katılanlar Miraç ile Melike'ye yönelik hakaret suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/1079 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek;
a) Katılan ...'ye yönelik sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1. cümle maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna,
b) Katılanlar Miraç ve Melike'ye yönelik zincirleme şekilde hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125/1,4,43/2,52. maddeleri uyarınca 2.620 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan verilen 2.620 TL adli para cezasının miktar itibarıyla 1412 sayılı Kanun'un 305/1. maddesi gereğince kesin olmasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığından, anılan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B.Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonraki 5237 sayılı Kanun’un 102/1-1. cümle maddesi uyarınca sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturup, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 22.04.2016 tarihli mahkumiyet kararından, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Belirtilen gerekçeye göre Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

A.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.06.2024 tarihinde karar verildi.