İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan şüpheli Avukat ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/01/2009 tarihli ve 2009/4836 soruşturma, 2009/797 esas, 2009/126 sayılı iddianame üzerine, son soruşturma açılmasına yer olmadığına dair ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/03/2009 tarihli ve 2009/42 dosya, 2009/55 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 27.03.2011 gün ve 16046 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2011 gün ve 156380 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, sanığın tutuklu bulunan müvekkili ile görüşmek amacıyla 01/04/2008 tarihinde gittiği ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, yanında ceza infaz kurumuna sokulması yasaklanmış ve suç teşkil eden hiç bir eşya, madde, cep telefonu, şarj cihazı, çağrı cihazı, sim kart, delici, kesici, silâh, mermi, parlayıcı-patlayıcı madde, uyuşturucu madde ve tutukluya verilmek üzere para getirmediğine dair yazılı beyanda bulunduğu hâlde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 297. maddesi hükmüne, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ve Adalet Bakanlığı genelgelerine aykırı olarak, bir adet cep telefonu ve bir adet cep telefonuna ait batarya ile ceza infaz kurumuna girmeye çalıştığı olayda, mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin son soruşturma aşamasında yargılamayı yapacak olan mahkemesine ait olacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.

İncelenen dosyada, şüpheli avukatın, ... Kapalı Cezaevinde tutuklu olarak bulunan ...ile görüşmek için anılan ceza infaz kurumuna gittiği, kurum nizamiyesi ziyaretçi girişindeki duyarlı cihazdan geçmeden, kurum yetkililerince sorulduğunda, üzerinde herhangi bir yasak eşya bulunmadığını belirtmesine karşın, x-ray cihazından geçirilen çantasının içerisinde bir adet cep telefonu ve 1adet batarya tespit edilerek hakkında 1.4.2008 tarihli suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Şüpheli 15.12.2008 tarihli dilekçesinde ele geçirilen cep telefonunu aktif olarak kullanmadığını, arızasını tamir için çantasında bulundurduğunu ve ziyaret saati bitmek üzere olduğundan acele hareket edip görevlilere bildirmeyi unuttuğunu belirtmiş ise de suç tutanağı ve ele geçirilen yasak eşyanın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 170/2. maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüpheli avukatın eyleminin, cezaevine yasak eşya sokmaya kalkışma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, cezaevine yasak eşya sokma suçundan şüpheli ... hakkında ... 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 4.3.2009 gün ve 2009/42-55 sayılı son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.