Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı 3.kişi vekili, Kozan İcra Müdürlüğünün 2010/2444 sayılı takip dosyasından, davacının babasının borcundan dolayı davacıya ait hayvanların 18.08.2010 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczedilen hayvanların kulak numaralarının bulunmadığını, mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borçlu ve davacının baba-oğul oldukları, haczin borçlu adına tapuda kayıtlı olan adreste borçlu ve 3.kişi huzurunda yapıldığını mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu, davacı 3.kişinin karine aksini ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş hüküm 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu hayvanlar 18.08.2010 tarihinde davacı 3.kişi huzurunda haczedilmiş ise de haciz sırasında bir kısım tanıklar borçlu ve davacının birlikte oturduğunu belirtmiş,
Haciz adresine ait tapu kaydı borçlu adına olup, borcun doğumundan sonra düzenlenen noter onaylı kira sözleşmesi yaşam deneyimlerine uygun olmadığı gibi mernis kayıtlarından davacı ve borçlunun birlikte oturdukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Ancak mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3.kişi tarafından her türlü delil ile ispatlaması olanaklıdır.
Dosya içerisine Tarım İlçe Müdürlüğünden celp edilen, taraflara ait hayvan işletme kayıtlarına göre, hem davacı 3.kişinin hemde borçlunun borcun doğumundan önce adlarına kayıtlı hayvan işletmeleri bulunduğu, davacının borcun doğumundan sonra ve öncesinde borçludan hayvan almadığı, borçlunun borcun doğumundan önce hayvanı bulunmadığı, borcun doğumundan sonra aldığı hayvanların bir kısmını dava dışı şahıslara sattığı elinde sadece iki adet hayvan kaldığı görülmüştür. Haczedilen hayvanların kulak numaralarının bulunmaması ile ilgili olarak davacının hacizden 2 ay önce Tarım İlçe Müdürlüğüne başvurduğu ancak zamanında gereğinin yapılmadığı ve bu nedenle ilgili memurların yargılanarak bir kısmının ceza aldığı anlaşılmaktadır. Kulak numarası düşen hayvanların tesbiti de yine hacizden önce 24.05.2010 tarihinde yapılmış, haczedilen hayvanlara ait olduğu iddia edilen kulak numaralarının borçlu ile bir ilgisi saptanamamıştır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında, davacı 3.kişinin karine aksini ispat ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenlerle, mahkemece davacı 3.kişinin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.