Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar gören Hazine vekilinin, 08.02.2018 tarihinde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdiği 23.02.2018 havale tarihli dilekçe ile görevi kötüye kullanma suçundan sanık hakkında kurulan beraat hükmünü temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin; sanık hakkında zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 23.12.2014 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.