Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ..., 18.12.2002 tarihli dilekçesiyle Pınarlı Beldesi (...) Ağaç Arası Mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdiği 2’şer dönüm yüzölçümündeki üç parça taşınmazı babasının imar ve ihya edip malik sıfatıyla zilyet ederken kendisine bağışladığını, eklemeli olarak 45 yılı aşkın süredir çekişmesiz ve aralıksız zilyet ettiğini, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, Fen Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27.03.2006 tarihli rapor ve krokide (D)=1.088,00 m² ve (E-2)=1.815,00 m² yüzölçümlü gösterilen bölümlerin davacı adına tapuya tesciline, aynı krokide (C)=2.446,00 m² ve (E-1)=519 m² ile gösterilen bölümlere yönelik davanın ise reddine ilişkin verilen karar, davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince “... 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmî olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip kesin olarak belirlenmesi, taşınmazın eski ve yeni niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınması, keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idarî tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, ... Toprak Sanayi A.Ş. tarafından, beton santralı yapılmak üzere Hazineden taşlık ve çalılık 26.500,00 m² alanın kiralanmak ya da satın alınmak istenmesi üzerine, Hazine tarafından bu yerin tescili yoluna girildiği, bu amaçla tesbit işlemi yapıldığı, üzerinde bulunan gecekondu sahipleri için işgalci olarak ecrimisil tahakkuk ettirildiği, gecekonduların yıkılma aşamasında olduğu aynı yöreye ilişkin dosyalarda, Milli Emlak Müdürlüğünce bildirildiğine göre, ilgili belge ve haritalar getirtilerek çekişmeli taşınmazın bu arazinin içinde olup olmadığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazın doğusunda yer alan 478,479,482,483 parsellerin hükmen tesciline ilişkin Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 17.12.1984 gün ve 1983/474 - 922 sayılı ve yine 495 parselle ilgili Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 28.02.1985 gün ve 1983/407-125 sayılı dava dosyaları getirtilerek, bu dosya ve karada söz edilen “...” soy adlı kişiler ile davacının ilgisi saptanarak, çekişmeli taşınmazın ne şekilde malik sıfatıyla zilyet edildiğinin belirlenmesi, 3402 sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının usulünce yapılması...” gereğine değinilerek bozulmuş; Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra davanın reddine dair verilen karar davacı gerçek kişi vekilinin temyizi üzerine hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, eksik araştırma ile karar verildiğinden bahisle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, Antalya ili Aksu ilçesi ... Mahallesinde yer alan, harita mühendisi bilirkişi 01.12.2017 tarihli ek raporuna ekli krokide (L) harfi ile gösterilen 1.077,84 m², (E2) harfi ile gösterilen 1.822,62 m² yerin davacı ... adına kayıt ve tesciline, (E1) harfi ile gösterilen 518,84 m²'lik kısım yönünden davanın reddine, bu yerin Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27 nci maddesinde ise, Mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların kadastro mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; Antalya Kadastro Mahkemesince Dairemize hitaben yazılan 04.11.2021 tarihli yazıda, Antalya ili Aksu ilçesi Pınarlı Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddeleri kapsamında yapılan çalışmaların tamamlanarak ilan edildiği, 13239 ada 23 parsel olarak tespit edilen taşınmazın temyiz konusu edilen Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/269 Esas sayılı dosyasında kadastro tespiti öncesinde davalı olması nedeniyle davalı olduğu belirtilmekle kadastro tutanak aslının Antalya Kadastro Mahkemesine gönderildiği bildirilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, fen bilirkişisinden ek rapor alınarak, tescil davasına konu taşınmaz ile güncel kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle dava konusu taşınmazın kısmen mi yoksa tamamen mi kadastro tutanağı düzenlenen kısımda kaldığı tespit edilerek, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen bölüm bakımından görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gözetilerek, 3402 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.