İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 18.01.2018 tarihli ve 2016/154 Esas, 2018/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusu üzerine sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteğinin özetle; tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, olayın bir kısmını kayıt altına alan kamera görüntülerine dair bilirkişi raporunda katılanın beyanlarını doğruladığına ve eksik inceleme sonucu verilen hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, aralarındaki husumet nedeniyle katılan ile tartışan inceleme dışı sanık ... T.' nin yanına geldiği ve sinkaflı sözlerle katılana hakaret ettiği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın aşamalarda inkara yönelik benzer ve istikrarlı savunmasının aksine katılanın soyut iddiaları dışında somut, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması gerekçesiyle sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanığın beraatine karar verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddeleri kapsamında katılan vekilinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede;
Katılanın beyanlarının, 22.12.2016 tarihli duruşmada tanık H.B.'nin anlatımı ile doğrulanması karşısında, tanık beyanına neden itibar edilmediği açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.