Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ... İdaresi, Yıldırım ilçesi 75. Yıl Mahallesi (eski 870 parsel sayılı 500 m² yüzölçümlü) yeni 4224 ada 16 parsel sayılı 500,63 m² yüzölçümlü taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kaldığı, 2859 sayılı Kanuna göre yapılan yenileme kadastrosu sırasında kesinleşen orman sınırlarına tecavüz edildiği iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesine dava açmıştır.
Kadastro Mahkemesince, 2859 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca yenilemenin teknik çalışmaları kapsayacağı, mülkiyete ilişkin hakların kadastro mahkemesince inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine, dosyanın görevli Bursa Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesince de, dava konusunun değeri itibariyle asliye mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, dosya görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kısmen kabulü ile; Bursa ili Yıldırım ilçesi 75. Yıl Mahallesi 4224 ada 16 parsel sayılı taşınmazın sınırları içinde kalan ve harita bilirkişisi ...'in 30.11.2011 tarihli raporuna ekli krokide yeşile taralı olarak (T1) ile gösterilen 46,90 m2 ve (T2) ile gösterilen 80,30 m2 yüzölçümünde olan kısımların ... oğlu ... adına (250/1500), ... oğlu ... adına (250/1500), ... oğlu ... adına (750/1500) ile ... oğlu ... adına olan (1/6), hisseye ilişkin tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, taşınmazın aynı krokide sarıya boyalı olarak gösterilen 373,43 m2'lik kısım yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ..., davalı ... mirasçıları, davalı ..., davalı ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 2016/9852 Esas, 2018/6417 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, "Celp edilen kayıtlar, bilirkişi raporları, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararı ve tüm dosya kapsamında, davalılar adına kayıtlı Yıldırım ilçesi ( 75. Yıl) (Yiğitler) Mh. 4224 ada 16 parselin, raporda ekli haritada T1 ile işaretli 46,90 m2 lik, T2 ile işaretli 80,60 m2 lik kısmı kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı, geriye kalan 373,43 m2 lik bölümün orman sınırları dışında olduğu, T1 ve T2 harfleri ile işaretli bu taşınmazların 1965 yılından beri kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, ilk orman kadastrosunun yapıldığı 1965 yılında tarım alanı olmasına rağmen orman olarak tespit edildiği, orman sayılan yer olduğu, ilk tapulama çalışmasının yapıldığı 1969 yılında tarım alanı olduğu, 1976 yılında, 1984 yılında, 1990 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılmadığı, halen bahçeli ev olarak kullanıldığı, ilk tesis kadastrosunda kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan orman sayılan yer olmasına rağmen tarla vasfı ile şahıslar adına tespit edildiği, Dava konusu 75. Yıl (Yiğitler) Mh. 4224 ada 16 parselin raporda ekli haritada T1 ve T2 harfleri ile gösterilen bölümlerin Tapulama Mahkemesinin 18/06/1971 tarih 1970/81 E 1971/109K sayılı kararının kesin hüküm olduğu, buna göre bu bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, bu bölümlere ait tapuların iptal edilmemesinin, tapu kayıtlarında olduğu gibi davalılar adına tespit ve tescilinin uygun olduğu, ayrıca T1 ve T2 harfleri ile gösterilen bölümleri dışında kalan alanlara ait tapuların iptal edilmemesinin de uygun olacağı" gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.