Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Kocaeli ili İzmit ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1893 parsel sayılı 23.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak, 8064 pay kabul edilmek suretiyle 3024 payı Hazine adına, 5040 payı ... ve arkadaşları adına, komisyon kararı ile tespit edilmiştir.

Davacı ... ve arkadaşları Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; Kocaeli ili İzmit ilçesi ... Köyü 1893 parsel sayılı taşınmazı, 1964 tarihli ve 12 numara ve 1969 tarihli ve 1 numaralı tapu kayıtları ile satın aldıklarını ve tapu kaydında Hazinenin payı bulunmadığını ileri sürerek, Hazine adına tespit edilen payların iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ; " uyuşmazlığın çözümünde Kadastro Mahkemesi görevli olup, görev hususu yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardan olduğu belirtilerek, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesi " gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davacıların dayandıkları tapu kaydında Hazine payının bulunmadığı ve mezkur tapu kayıtlarının taşınmazı kapsadığı, aynı kökten gelip komşu parsellere revizyon gören tapu kaydında Hazine payının bulunmadığına ilişkin kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığı " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.