Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 1 yıl 6 ay hapis ve 35.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek sanığın kazanılmış hakkının korunması suretiyle neticeten 1 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanığın, temyiz dışı sanıklarla birlikte hareket edip, olay günü katılanı telefon ile arayarak, kendisini polis olarak tanıtıp, KCK operasyonu yapıldığına, banka bilgilerinin ele geçirildiğine, hesabından üçüncü şahıslara para gönderildiğine, suçluları yakalamaları için kendilerine yardımcı olması ve banka hesaplarına para yatırması gerektiğine dair sözler söylemek suretiyle, hileli hareketlerle aldattığı katılanın kendisine ait banka hesabına 70.000,00 Türk lirası ve temyiz dışı sanıkların hesabına 90.000,00 Türk lirası para göndermesini sağlayarak, haksız menfaat temin ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı, sanığın yasal süresi içerisinde cevap vermemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamaması, katılan beyanı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1. İlk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarih ile uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/583 Esas, 2020/386 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2024 tarihinde karar verildi.