Dava dilekçesinde 3892 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumetten reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, köy muhtarı olan davalının yeraltı kaynak suyu ile ücretli pompa suyunun dağıtım sıra ve düzeni sırasında davacıya sıra ve su vermesi nedeniyle uğranılan ürün kaybı zararına ilişkindir. Mahkemece, Anayasanın 129/5. maddesi uyarınca husumetin köy tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasanın 129/5.maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görev ve yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan ... tazminat davalarının kendilerine rücu edilmek kaydıyla idare aleyhine açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemede belirtilen kusur, hizmet kusuru ile örtüşmektedir. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin kişisel kusur teşkil eden eylemleri Anayasanın 129.maddesi kapsamında değildir.
Dava dilekçesi incelenip değerlendirildiğinde; davacının hizmet kusuru nedeniyle değil, davalının kasti ve keyfi olarak su vermemesi eylemi nedeniyle tazminat istediği, kişisel kusur ileri sürdüğü ve husumeti kamu görevlisine yönelttiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, işin esasının incelenerek davalının kişisel kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden davanın husumet yönünden reddedilmesi bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.