Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

1- Sanık ...'nın 11/12/2001 tarihli eylemine yönelik temyiz incelemesinde;
Suçun oluştuğu 11/12/2001 tarihine göre temyiz süreci içinde 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının gerçekleştiği,
Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, sanık yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı TCY.nın 102/4 ve 5271 sayılı CYY.nın 223.maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,

2- Sanıkların 15/02/2004 tarhli eylemlerine yönelik temyize gelince;
Hükümlerden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1.maddesi ile TCY.nın 257/1-2.madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCY.nın 7/2.madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.