Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/196 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın kayda göre suç tarihinde on iki yaşında bulunan katılan mağdurenin başını okşayıp yanaklarından öptüğü, elini katılan mağdurenin tişörtünden içeri sokarak sırtını okşayıp dudağından öpmeye çalıştığı sırada katılan mağdurenin geri çekildiğinin kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, lehe olduğu anlaşılan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1,62 ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin çelişkili ve soyut mahiyetteki beyanı dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçenin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.06.2024 tarihinde karar verildi.