Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi Emir Tekinkuş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı alacaklı vekili, borçlu hakkında ... 3.İcra Müdürlüğünün 2008/4111 Esas sayılı dosyasından takip başlattıklarını, borçlunun adına kayıtlı taşınmazını takipleri sonuçsuz bırakmak için 05.03.2008 tarihinde davalı ... ...’a sattığı, onunda 18.03.2008 tarihinde davalı ...’a sattığını belirterek borçlu ve diğer davalılar arasındaki tasarrufun iptalini istemiş, Mahkemece, dava konusu taşınmazın borçlu tarafından borcun doğumundan sonra düşük bedelle satıldığından bahisle davanın kabulüne ve tasarrufların takip dosyasındaki borç ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmiştir.Dairemizin, 19.04.2011 tarih ve 2010/10331 Esas ve 2011/3653 Karar sayıli ilamı ile davalı 4.kişi ...'un kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından hakkındaki davanın REDDİNE,, İİK.nun 283. maddesine göre de davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak davalı ... ...’tan taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.Yeniden yapılan yargılam sonunda davalı borçlu ... ve ... yönünden davanın reddini karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı (3.Kişi) ...'un aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan iptal davalarında, davanın kabulü halinde tasarrufun iptali takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak verileceğinden dava konusu olayda olduğu gibi tazminata dönüşme durumunda da tazminata alacağın ferileriyle sınırlı olmak üzere verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında bu hususun belirtilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.

3.Tasarrufun iptali davalarında, tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değeri ile icra takibine konu alacak miktarından hangisi az ise o değer üzerinden nisbi vekalet ve nisbi karar ve ilam harcına hükmedilir. Somut olayda takip konusu alacak 21.577.22 TL tasarruf konusu malın satış bedeli olan 48.500,00 TL den düşük olduğundan bu miktar üzerinden nisbi vekalet ve nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken fazla olan satış bedelinin esas alınmasıda isabetsiz olmuştur.

4.Mahkemece ilk kararda, davalı borçlu ve diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve anılan karar borçlu ... tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği halde ikinci verilen kararda borçlu ... yönünden davanın reddine karar verilmesi de hatalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.,3.,4., bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinin hükümden çıkartılarak yerine " Davanın kısmen kabulü ile 49.000,00 TL tazminatın alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere davalı ... Tekinkuş'tan tahsili ile davacı alacaklıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine" ibaresinin yazılmasına, hükmün 3.fıkrasının çıkartılarak yerine " Alınması gereken 1.282,61 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1.187,18 TL harcın davalı borçlu ve ... ... tahsiline" ibaresinin
yazılmasına, hükmün 4.fıkrasındaki "5.610 TL" ibaresinin silinerek yerine "2.589,00 TL" ibaresinin yazılmasına, yine aynı fıkradaki "davalı ......'tan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine "davalı borçlu ve 3.kişi ... ...tan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.