Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Şüpheli hakkında, 26.11.2014 tarihli eylemi nedeniyle Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2015 tarihli ve 2014/6081 Soruşturma, 2015/3 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verilmiş, infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
B. Muş Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle 28.07.2015 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek 31.07.2015 tarihinde Muş Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
C. Erteleme kararı kaldırılarak Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2015 tarihli ve 2014/6081 Soruşturma, 2015/1194 Esas, 2015/995 sayılı iddianamesi ile Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
D. Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; suç tarihi itibariyle Kanun'da öngörülen hapis cezasının alt sınırının 2 yıl olduğu gözetilmeden sanığa eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
A. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımını süresini kesen son işlemin 26.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.06.2024 tarihinde karar verildi.