Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı alacaklı vekili, ... 15.İcra Müdürlüğünün 2009/9852 Esas sayılı takip dosyasından,12.11.2009 tarihinde borçlunun ikamet ettiği adreste yapılan haciz sırasında davalı 3.kişiler lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, dava açmak üzere kendilerine süre verildiğini belirterek İİK’nun 99.maddesi gereğince 3.kişilerin istihkak iddiasının reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerenden yapılan inceleme ile dava konusu haczin İİK’nun 97.maddesine göre yapıldığının kabulüne diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm dairemizin 23.11.2010 gün 2010/1491 Esas 2010/10160 Karar sayılı ilamı ile davanın istihkak davası niteliğinde olduğu, duruşma açılarak taraf delilleri toplandıktan sonra karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma kararına uygun olarak yapılan yargılama sonunda haczedilen malların davalı 3.kişiye ait olduğunun ispatlanmış olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişilerin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.

Dava konusu haciz borçlunun davalı eşi ve annesinin oturduğu iddia edilen adreste yapılmıştır. Davalı eş ile borçlu arasında boşanma ve ayrılık kararı bulunmadığı gibi aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan haciz tutanağı içeriğine göre de borçlunun davacı eşi ile birlikte çoçuklarını görmeye ...'ya gittiğinin belirtildiğinden genel yaşam kurallarına göre haciz adresinin borçlu ve davalıların birlikte oturduğu adreste yapıldığının kabulü gerekir. Nitekim haciz sırasında evde borçlunun kayınvalidesi
...'ın torunu ile birlikte oturduğu evin ona ait olduğu belirtildiği halde yargılama sırasında haczedilen ev eşyalarının tamamının ve evin borçlunun davalı eşine ait olduğu iddia edilmiştir. Bu durumda İİK'nun 97/a maddesinde belirtilen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davacı alacaklı yararınadır. İcra müdürünün hatalı işlemi sonucu dava açma külfetinin alacaklıya yükletilmesi 3.kişilerin ispat yükümlülüğünün yer değiştirmesine neden olmaz. Davalı 3.kişiler karine aksine kesin ve güçlü delillerle ispatlamak zorundadır.
Dosya içerisindeki belgelerden, davalı eşin sabit gelir sahibi olduğu ve hacizli ev eşyalarını alım gücünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı ...'adına düzenlenmiş birtakım faturalar sunulmuş ise de bu faturaların hangi hacizli malları kapsadığı anlaşılmamaktadır.
Yapılacak iş, konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile sunulan faturaların hangi hacizli mallara uygun olduğunun tesbiti yapılarak fatura kapsamında kalan eşyalar yönünden alacaklının davalı ... hakkında açtığı davanın reddine kapsam dışında kalan mallar var ise bu mallar yönünden de anılan davalı aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... ile ilgili istihkak iddiası ispatlanmadığından bu davalı yönünden davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.