Sanık ... hakkında; beraat, sanık ... hakkında; hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

I-Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmü ile suçta kullanılan nakil vasıtasına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;

İddianamede müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
05/09/2014 tarihli olay tutanağı ve tutanak tanıklarının beyanlarından; sanıkların 09 FU 532 plakalı motorsiklet üzerinde siyah bir poşet bulunduğu sırada kaçmaya başlamaları üzerine yakalandıkları, siyah poşet içinde ne olduğu sorulduğunda gümrük kaçağı sigara olduğunu belirttikleri bu şekilde 24 karton sigaranın ele geçirildiği olayda; her ne kadar sanık ... beyanlarında; sanık ...'a ait olan sigaralardan haberdar olmadığını beyan etmiş ise de ;tüm dosya kapsamı, olayın oluş şekli ve suç üstü hali olduğunun anlaşılması karşısında, sanık ...'in ele geçen siyah poşet içinde sigara olduğunu bilmediği yönündeki suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmek suretiyle atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

II-Sanık ...'ın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.