Davacı 3.kişi ... ile davalı alacaklı ... Tesisat Teknik Malz. San. Tic. AŞ. Aralarındaki dava hakkında ... 3.İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 27.07.2010 gün ve 2010/424-943 sayılı hükmün Dairenin 16.04.2012 gün ve 2011/5767-2012/4661 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalı alacaklı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı 3.kişi vekili, ... 6.İcra Müdürlüğünün 2009/3465 Esas sayılı dosyasından haczedilen 06 BC 3185 plakalı aracı 02.01.2009 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığını belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur,
Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin karar dairemizin 16.04.2012 tarih 2011/5757 Esas ve 2012/4661 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davalı alacaklı vekili anılan onama kararının hatalı olduğundan bahisle karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
Davacı 3.kişi, dosya içerisindeki ... kayıtlarına göre borçlu şirketin sigortalı işcisi olup, dava konusu aracın satış tarihinde borçluya ait bir başka aracın satışında satıcının temsilcisi olarak işlem yapmış,aynı gün ve 06.01.2009 tarihinde borçluya ait 3 araç daha satılmıştır. Araçları satın alanların davacı gibi borçlunun sigortalı işçileri olduğu sabittir.
Takip dayanağı çek 19.01.2009 tarihli olmakla birlikte günümüz ticari hayatında çeklerin vadeli olarak önceden düzenlenerek kullanıldığı bilinen bir gerçektir. Tüm bu maddi
olgular birlikte değerlendirildiğinde dava konusu aracın borç kaynağı çekin vade tarihine yakın tarihte borçulunun işçisi olan davacıya satılması mal kaçırma amacına yönelik işlem niteliğindedir. Aracın hacizden önce satın alınması, borçtan haberdar olan davacının iyiniyetinden söz edilemeyeceğinden geçerli değildir.
Bu durumda, istihkak davasının reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, dairemizin onama ilamının maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşıldığıdan karar düzeltim isteminin kabulü gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 27.07.2010 tarihli mahkeme kararının BOZULMASINA, temyiz ve karar düzeltme peşin harçlarının istek halinde davalı alacaklıya geri verilmesine 18.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.