Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı 3 kişi vekili, Kartal 5.İcra Müdürlüğünün 2005/37 sayılı takip dosyasından davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili ise aynı hacizle ilgili olarak İİK'nun 99.maddesine gereğince 3.kişinin istihkak iddiasının reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalar birliştirilmiş ve 3.kişinin açtığı davanın reddine alacaklının açtığı davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3 kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının İİK'nun 99.maddesine gereğince açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
1-HUMK'nun 45 (HMK'nun166/1) maddesi gereğince davalar arasında irtibat bulunması halinde mahkeme her aşamada talep halinde veya kendiliğinden birleştirme kararı verebilir.Somut olayda aynı hacizle ilgili olarak açılan davaların birleştirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak birleşme halinde de davalar bağımsızlığını devam ettirdiğinden ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm oluşturulması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Davacı 3.kişi tarafından ilk olarak açılan ve mahkemenin 2005/300 Esas sayılı dava dosyasında, 07.02.2006 tarihinde dava müracaata kalmış ve yasal sürede yenilenmiş, 23.03.2006 tarihinde tekrar müracaata kalmış ve 2.kez yenilenmiştir. Davaların birleşmesinden sonra 16.10.2008 tarihinde ise davacı 3.kişi ve vekili duruşmaya gelmemiş ve mazaret bildirmemiş davalı alacaklı vekili ise 2005/300 Esas sayılı dosyayı takip etmeyeceklerini beyan ederek imzaları ile bu beyanı onaylamışlar böylece dava ilk yenilemeden sonra 2.kez müracaata kalmıştır.
Bu durumda, mahkemece davacı 3.kişi tarafından açılan davanın HUMUK'nun 409/6. (HMK'nun150/6) maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususun yargılama sırasında göz ardı edilmesi ve davanın esastan reddine karar verilmesi isebetsiz olmuştur.
3.Davalı alacaklının davasına gelince, dava konusu taşınır mallar 11.03.2006 tarihinde icra dosyasında yapılan ihale ile alacağa mahsuben alacaklı tarafından alınmış, ihale kesinleşmiş ve mallar 25.04.2006 tarihinde alacaklıya teslim edilmiştir. Alacaklı ise davayı 05.02.2008 tarihinde açmıştır. Davanın açıldığı tarihte artık geçerli bir haciz bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak birleşen her bir dava ayrı ayrı değerlendirilerek,3.kişinin açtığı davanın takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına, alacaklının açtığı davanın ise hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilerek ayrı ayrı hüküm fıkrası oluşturulması ve yargılama giderinin de buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usule ve oluşa uygun bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eren davacı 3.kişiye geri verilmesine 18.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.