Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu, davalı hakkında Bursa 4.İcra Müdürlüğünün 2009/6368 esas sayılı dosyası ile ödenmeyen Nisan/2008 – Mart/2009 ayları arası toplam 7.800 TL kira alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının süresinde borca itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptali ve %40 icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise sözleşme uyarınca kira paralarının senede bağlandığını, bunun sonucu olarak her ay senet karşılığında kira parasını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının ibraz etiği emre yazılı senetlerin kira parasına ilişkin olduğunun davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kira borcu genellikle bir miktar paradan ibarettir. Ancak kira borcu paradan başka bir şey örneğin bir mal veya hizmet karşılığı olarak ta kararlaştırılabilir. Kira borcunun bir miktar paradan ibaret olması durumunda ödemenin nasıl yapılacağı Borçlar Kanunun 73.maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre borç bir miktar paradan ibaretse ödeme alacaklının ödeme zamanında mukim bulunduğu yerde yapılır. Bu madde düzenleyici nitelikte olup sözleşmede özel bir ödeme şekli ve yeri her zaman belirlenebilir. Bu bağlamda kira bedeline karşılık kiralayana senet verilmesi de kararlaştırılabilir.
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 20.02.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin üst kısmında kira parasının “peşin olarak senet karşılığı” ödeneceği belirtilmiştir. Sözleşmenin özel şartlar 10.maddesinde ise buna paralel düzenleme yapılarak “kiralar mal sahibine veya göstereceği kanuni vekiline sıra senet mukabili ödenecektir” hükmüne yer verilmiştir. Tarafların serbest iradeleri ile sözleşmeye konulan bu koşul geçerli olup tarafları bağlar. Davacı icra takibinde senede dayanmamış doğrudan kira alacağına ilişkin takip yapmıştır. Borçlu ise kira bedellerinin Sözleşmede kararlaştırılan şekilde senet mukabili ödediğini savunmuştur. Davalının bu yoldaki savunması sözleşmedeki aylık kira parasının kiralayana ve kanuni vekiline sıra senet mukabilinde ödeneceğine ilişkin hükmüne uygun düşmektedir. Davacı bunun aksini ileri sürdüğüne göre sözleşme süresi kapsamında kalan kira bedelleri karşılığında senet düzenlenmediği iddiasının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.9.2011 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Dava, itirazın iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 20.2.2008 başlangıç ve 19.2.2009 bitiş tarihli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralayan ... kiracı ise davalı ...'dir. Sözleşmede kira karşılığının ne şekilde ödeneceği bölümünde “peşin olarak senet karşılığı” ödeneceği belirtilmiş, özel şartlar 10.maddesinde ise, “kiraların ödeme gününü takip eden 3 gün içinde mal sahibine veya göstereceği kanuni vekiline sıra senet mukabilinde ödenecektir” hükmüne yer verilmiştir. Ancak, bu kararlaştırmaya uygun olarak aylık kira bedelleri karşılığında kaç adet senet düzenlendiğine ve kiralayana teslim edildiğine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Öncelikle davalı, sözleşme ile kararlaştırılan ödeme şekline göre dayandığı senetleri davacı kiralayana teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Davalı tarafça ibraz edilen onbir adet senette kira karşılığı olduğu açıklanmadığı gibi alacaklı olarak gösterilen kişinin de davacı olmadığı, sözleşmede kira parasının senet alacaklısı olarak görünen İrfan Aloğlu'na ödenmesi konusunda da bir kararlaştırmanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Düzenlendiğine ve alacaklıya teslim edildiğine ilişkin sözleşmede açık bir hüküm bulunmayan senetlerin davalı tarafından her an düzenlenmesi mümkündür. Davalı iddia ettiği senetlerin kira karşılığı olarak düzenlenip davacı kiralayana teslim edildiğini, ancak yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır.
Davacı taraf tanık dinletilmesine muvafakat etmediğini bildirdiğine ve davalı da yemin deliline dayanmadığına göre ödeme savunmasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından hükmün onanmasını düşündüğümden ispat yükü yer değiştirilmek suretiyle yerel mahkeme kararını bozan sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 28.9.2011