Görevi kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/06/2009 tarihli ve 2009/280 soruşturma, 2009/149 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... Ağır Ceza Mahkemesi başkanınca verilen 28/07/2009 tarihli ve 2009/1280 değişik ... sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 17.04.2011 gün ve 19899 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2010 gün ve 175513 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği yada baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır." şeklindeki düzenlemeye rağmen, suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığınca Adalet Bakanlığından izin almadan şüpheli ... hakkında doğrudan soruşturma yapmak suretiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

1136 sayılı Avukatlık Yasasının 58. maddesinin 1. fıkrasında, "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır" anılan Yasanın 59. Maddesinde ise "58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. ... avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, yakınan ...'in şüpheli ...'i aleyhine açılan tazminat davasında vekil sıfatıyla görevlendirdiği, şüpheli avukatın, mahkemece davacıdan alınarak davalıya verilmesine hükmedilen 2.352 TL avukatlık ücretini tahsil etmesine karşın kendisine vermediğini bildirerek şikayetçi olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli avukatın eyleminin, görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarını oluşturmadığı ve hukuki anlaşmazlık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmektedir. Şüpheli avukat hakkında görevinden dolayı işlediği suç nedeniyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasında belirtilen yasal yöntem dikkate alınmadan verilen 16.6.2009 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile bu karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine ilişkin merci kararının hukuka aykırı olduğu açıktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, görevi kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 28.7.2009 gün ve 2009/1280 D.... sayılı kararın C.Y.Y.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesininr 4-a fıkrası gereğince itiraz merciince yerinde tamamlanmasına, 28.9.2011 tarihinde/oybirliğiyle karar verildi.