Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile birlikte yapılan incelemede;
Olay tutanağına göre yol kontrolü sırasında, sanık ...’ın yolcu olarak olarak bulunduğu, kardeşi diğer sanık ...’ın sürücüsü olduğu panelvan cinsi aracın kapalı kısmındaki 10 adet bidonda 1.500 litre kaçak motorinin ele geçirildiği şeklinde gerçekleşen olayda; kardeş olan ve birlikte seyahat eden sanıkların aşamalarda birbirleriyle çelişmeyen beyanlarında, suça konu kaçak akaryakıtı tanımadıkları Suriye uyruklu bir şahıstan 2.000,00 TL karşılığında birlikte satın aldıklarını ifade etmeleri nazara alındığında; sanık ...’ın, hakkında mahkumiyet kararı verilen diğer sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde üzerine atılı suçu işlediği gözetilerek mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uymayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, müşteki Gümrük İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.