Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taşınmazın arazi niteliğinde kabulü ile değer biçilmesi yöntem olarak doğru ise de alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
Taşınmaza değer biçilirken taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getirecği net geliri esas alınır. Bu itibarla mahkemece mahallinde bizzat gözlemleme yapılarak taşınmazın el atılmayan bölümlerinde ne ziraati yapıldığı ve el atılan bölümde el atılmadan önce hangi münavebe ürünlerinin ekildiği araştırılıp bu konuda İlçe Tarım Müdürlüğünden taşınmazın bulunduğu mahalde mutat olarak ekilen münavebe ürünleri belirlenip net gelirine göre değer belirlenmesi gerekirken; zeminde mevcut olmayan ceviz, üzüm, yonca, karışık sebze gibi ürünlerin de esas alınmak suretiyle taşınmaza hatalı değerlendirme yapan geçersiz bilirkişi raporuna göre kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil bedeline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.