İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şikâyetçilerin polis memuru oldukları, ... isimli şahsın şikâyeti ve kendisini tehdit eden şahısların halen Hürriyet Mah. ... cad. Üzerinde faaliyet gösteren ... isimli işyerinin önünde olduklarını kendilerini beklediğini belirtmesi üzerine ... isimli şahsın görevliler refakatine alınarak belirtilen işyeri önüne görevlilerin gittikleri ...'nun görevlilere uzaktan göstermesi üzerine sanığın yanına görevlilerce gidildiği polis kimlikleri gösterilip görevlilerce Cumhuriyet Başsavcılığında hakkındaki şikâyet nedeniyle ifadesinin alınacağının söylendiği bunun üzerine sanığın görevli polis memurları şikâyetçilere yönelik olarak "2 pizzaya ... memurlarsınız, beni şikâyet eden şahsın tanımış olduğu Bakırköy Adliyesinde bir savcı var şahsı karakolda tanımış olduğu memurlar var." diye söylediği, görevli polis memurları müştekilere "Sizinle ne polis merkezine ne savcılığa gelmiyorum." diyerek bağırdığı ve devamında yeniden "2 pizzalık adamlarsınız." diyerek hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada İlk Derece Mahkemesince şikâyetçi beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın eylemini aleni olarak işlemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe istinaf olmadığından bozma yapılamayacağının belirlenmesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, şikâyetçilerin aşamalarda istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu beyanları, tanık ifadesi ve tutanak kapsamına göre polis memurları olan şikâyetçilere hakarette bulunduğundan bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı işlemesi nedeniyle verilen cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılırken, mağdur sayısına göre arttırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Belirlenerek sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2024 tarihinde karar verildi.