İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2015 tarih, 2014/579 Esas, 2015/606 K. Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar 09.11.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde 23.12.2016 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2018 tarih, 2017/375 Esas, 2018/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
3. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdur beyanları dışında delil olmadığına, suçun maddi unsurlarının gerçekleşmediğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın zaman zaman uyuşturucu madde kullandığı, bu amaçla annesi ve babasından para istediği, olay günü anne ve babasıyla bu nedenle yaşanan tartışma sonrası sanığın kendisini odaya kilitleyerek saat 13: 50 sıralarında polis ihbar hattını aradığı ve yardım istediği, ekibin gelmemesi üzerine saat 13: 55'de ihbar hattını tekrar arayarak kendisine ekibin olay yerine gelmek üzere olduğu bilgisi verilmesine rağmen telefonda bulunan görevli polis memurları olan mağdurlara "Ekibin a... koyayım." şeklindeki sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada İlk Derece Mahkemesince sanık savunması, mağdurların aşamalardaki değişmeyen ve birbiri ile uyumlu beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede:
Tüm dosya kapsamı, şikâyetten vazgeçmelerine rağmen iddialarını tekrarlayan mağdurların birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı anlatımları, sanık savunması, sanığın anne ve babasının beyanları ve 17.11.2013 tarihli olay tutanağı karşısında, sanığın polis memurlarına hakarette bulunduğundan bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2024 tarihinde karar verildi.