İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2017 tarihli, 2016/800 Esas, 2017/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, suçun sübut bulmadığına, usul ve aykırı olarak verilen kararın bozulmasına yöneliktir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, hükümlü olduğu ceza infaz kurumunun müdürüne yönelik yazdığı dilekçe içeriklerinde "...bu saatten gayrı seni insan yerine koymam.., ...bulunduğum cezaevinden ben istemediğim sürece kralı gelse gönderemez, sen beni bir şeye benzetemedin herhalde, biz bu cezaları boşuna yatmıyoruz, sen rahat ol...,...insan sanıp insanca çok dilekçe yazdım, ama insan değilmişsin... - ...benim adım ..., ne senden korkarım ne de senin köpeklerinden, bunları unutma..." demek suretiyle hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., ... ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, kurum müdürüne yönelik sarf ettiği kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabının ..., ... ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle katılana yönelik hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdîren Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2024 tarihinde karar verildi.