Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 125 ada 11 parsel sayılı 867.39 metrekare yüzölçümünde, tarla vasıflı taşınmaz beyanlar hanesine "6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Parsel üzerindeki fındık ağaçları 1950 doğumlu ... oğlu ...'nın kullanımında olup halen kendisine aittir" şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ..., çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı ile birlikte adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 125 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine "parsel üzerindeki fındık ağaçları 3 hisse kabul edilerek 2 hissesi 1950 doğumlu ... oğlu ...'nın 1 hissesi ... kızı 1946 doğumlu ...'nun kullanımında olup halen kendilerine aittir" şerhinin düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Davalının kabul beyanı esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar, taşınmazın kendi zilyetliklerinde olduğu iddiası ile dava açarak zilyet olduklarının beyanlar hanesine şerhini istemişlerdir. 3402 sayılı Yasa'nın Ek 4. maddesi, “6831 sayılı Yasa'nın 20.06.1973 tarihli kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadasto tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir" hükmünü taşımaktadır. Bu maddeye dayanılarak açılacak davaların kabul edilebilmesi için, malik Hazineye karşı davacı tarafın taşınmazda fiili kullanımının olduğunun kanıtlanması zorunludur. Somut olayda yasal hasım olan davalı ...'ye karşı davacıların iddiasını kanıtlaması yönünden, tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri toplanmalı, taşınmaz başında mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve zilyetlik tanıklarının katılımı ile keşif yapılmalı, tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili delillerin değerlendirilip taşınmazın kullanım durumu ve süresi yöntemince belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yöntemince keşif yapılmadan davalının davayı kabul ettiği gerekçe gösterilerek karar verilmesi isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.