Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.06.2017 tarihli kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli kararı ile mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.06.2019 tarihli kararı ile dosyanın usulüne uygun uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanığın, temyiz dışı sanıklarla birlikte hareket edip, olay günü katılanı telefon ile arayarak, banka hesabındaki paranın terör örgütü tarafından kullanıldığına, parayı bankadan çekip vereceği emniyet hesabına aktarması gerektiğine dair sözler söylemek suretiyle, hileli hareketlerle aldattığı katılanın kendisi adına Gaziantep Şahinbey Binevler PTT şubesine 20.000,00 Türk lirası göndermesini ve bildirdiği telefon numaralarına toplam 200,00 Türk lirası bedelli kontör yüklemesini sağlayarak, haksız menfaat temin ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı, katılanın uzlaştırma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamaması, katılan beyanı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. İlk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarih ile uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’unun 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli ve 2019/429 Esas, 2020/109 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.06.2024 tarihinde karar verildi.