Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 200 ada 19 parsel sayılı 1.571,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın müşterek murislerinden intikal ettiği ve mirasçılar arasında taksim yapılmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davalı ... adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile payları oranında tarafların müşterek murisi ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın, tarafların ortak miras bırakanı ... ...'den kaldığı ve mirasçılar arasında usulüne uygun taksim yapılmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın, öncesinin tarafların müşterek miras bırakan ......'ye ait olduğu tartışmasızdır. İhtilaf, muris ... terekesinin tamamının ya da bir bölümünün mirasçılar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı ile çekişmeli taşınmazın davalı ...'ye isabet edip etmediği hususundadır. Mahkemece, davacı ve davalı tanıklarının tamamı dinlenmemiş; tespite aykırı sonuca varıldığı halde tüm tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi gerektiği düşünülmemiştir. ... mirasçılarından ...'in, kadastro tutanak ekinde bulunan “itiraz geri alım tutanağı” ile bu tutanak ekinde bulunan dilekçede, çekişmeli taşınmazda herhangi bir hakkı bulunmadığı yönündeki beyanı değerlendirilmemiş, dinlenen yerel bilirkişi ve bir kısım taraf tanıklarının soyut içerikli beyanları ile yetinilmiştir. Bir kısım taraf tanıkları, müşterek miras bırakan ...'dan kalan “ev” yerlerinin paylaşıldığından söz etmişler; diğer yandan, dava dışı 189 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar, müşterek miras bırakan ...'ın bazı mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davalı... ise, çekişmeli taşınmazın taksim sonucu kendisine isabet ettiğini iddia etmiştir. Kural olarak, mirasın paylaşılmamış olması ve tüm mirasçıların miras üzerinde hak sahibi olmaları asıldır. Bu nedenle, mirasın paylaşıldığını iddia eden taraf bu paylaşımın varlığını ve usulüne uygun şekilde yapıldığını ispatla mükelleftir. Hal böyle olunca, doğru sonuca
ulaşılabilmesi için; mahallinde taraf tanıkları, mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişileri katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, müşterek miras bırakan ... 'nin vefatından sonra tüm mirasçıların ya da yasal temsilcilerinin katılımıyla usulüne uygun şekilde terekenin tamamının ya da bir bölümünün taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise hangi tarihte yapıldığı, her bir mirasçıya miras payı olarak hangi taşınmazların isabet ettiği veya taşınmazlar karşılığı başka nakdi veya ayni ödeme yapılıp yapılmadığı, taksim tarihinden tespit tarihine kadar çekişmeli taşınmaza kimin zilyet olduğu ve dava dışı 189 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların bir kısım mirasçılar adına tespit edildiği de dikkate alınarak terekenin bir bölümünün taksim nedeniyle tespit edilip edilmediği etraflıca sorulup saptanmalı, beyanlar arasında ve keşifte belirlenen durum ile tespit tutanağı içeriği arasında oluşan çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; taksimi ispat külfetinin, buna dayanan davalı tarafa ait olduğu göz önünde bulundurularak tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmeleri gerektiği düşünülmeli, keşfe katılacak teknik bilirkişiden, keşfi izlemeye olanak verir şekilde ayrıntılı rapor ve harita düzenlemesi istenmeli; mirasçılardan ...'in, kadastro tespiti sırasında vermiş olduğu dilekçe ve itiraz geri alım tutanağındaki beyanları değerlendirilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
16. Hukuk Dairesi - E. 2012/8981 - K. 2012/11059
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 16. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2012/8981 |
| Karar No | 2012/11059 |
| Karar Tarihi | 18.12.2012 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"