Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, sözkonusu kararın 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığı, 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle CMK'nın 231/8. maddesine değişiklik getiren ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir kez karar verileceğine ilişkin düzenlemenin, sanığın sabıkasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların kesinleşme tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe girmesi dikkate alındığında; hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşması sebebiyle TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine rağmen, CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasını talep eden sanık hakkında; ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu tartışılırken yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2)Sanığın soruşturma aşamasında mağdur ...'ın bir elinde tornavida bir elinde sopa ile kendisine "aşağıya insene lan" diye bağırdığını beyan etmesi ve tüm aşamalarda mağdurun ailesinin yaşadıkları apartmanın ortak kullanım alanı olan terası kullanmasına izin vermedikleri gerekçesiyle aralarında tartışma çıktığı şeklindeki anlatımları karşısında, sanık hakkında TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.