HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, 04.05.2015 tarihli iddianame ile sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanık ... ...'ya zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(h) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2.Dosya içeriğine göre, katılana ait araç sokak üzerinde park halinde iken dört şüpheli şahsın aracın yanına geldiği, şahıslardan birinin aracın kapısı ile uğraştığı esnada diğer üç şahsın gözcülük yaptığı, devamında araç içine binen iki şahsın aracı çalıştırdıkları, diğer iki şüphelinin ise koşarak ilerideki araçlarına bindikleri, devamında aralarında mesafe olacak şekilde arkalı önlü ilerlediklerinin güvenlik kamera kayıtlarından tespit edildiği; bir hırsızlık olayında yakalanan sanık ...'un, söz konusu olayı diğer sanık ... ve tanımadığı 2 kişi ile birlikte gerçekleştirdiğini ikrar ettiği; sanık ...'in aşamalarda, gece saat 04: 00 civarında İstanbul'dan, ... ... kendisine araç göstermek istemesi üzerine geldiği ve araca bakarak devamında da...'un aracı ile arkalı önlü geldiklerini söyleyerek hayatın olağan akışına uygun olmayan beyanlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık ...'nın hırsızlık suçunu işlediği sabit olmasına rağmen mahkumiyeti yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.