TCK'nın 89/4,62,51/1-3-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet,

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yönetimindeki otomobil ile gece vakti, yerleşim yeri içerisinde, aydınlatması ve yol şerit çizgisi bulunan bölünmüş, tek yönlü asfalt düz hafif eğimli, köprü üstü devlet yolunda, seyir halinde iken çoklu kavşağa geldiğinde, kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığından aracının ön kısmı ile ana yolda seyir halinde bulunan katılan....yönetimindeki kamyonetin sağ orta kısmına çarptıktan sonra demir bariyerlere çarparak sağ yan kısmına devrilmesi ile katılan...'ın 3. derece kemik çıkığı, eşinin ise 1. derece kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı olayda, asli ve tam kusurlu kabul ve tespit edilen sanık hakkında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden alt sınırdan ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin savunma hakkının kısıtlandığına ve kusura ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.