İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı -alacaklı tarafından davalı- borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibinde düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı -alacaklı icra mahkemesine başvurarak ayrı ayrı açtığı davalarda itirazın kaldırılması, icra tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece birleştirilerek görülen davaların kısmen kabulüne, itirazın kaldırılmasına, davacı lehine icra tazminatı verilmesine, tahliye talebinin ise reddine karar verilmiş, karar davacı -alacaklı ve davalı -borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı-alacaklı vekili 02.09.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak davalı hakkında başlattığı 28.9.2010 tarihli takipte 2.9.2010 tarihli yıllık kira bedelinin tahsilini istemiştir. Ödeme emri davalı borçluya 01.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ödeme emrinin tebliği üzerine takibe yaptığı itirazında beton şantiyesi olarak kiralanan taşınmazda kiralayan tarafından alınan işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının Yenişehir Belediyesi tarafından iptal edilerek işyerinin kapatılmasına karar verildiğini,noter ihtarnamesi ile bu durumu kiralayana bildirerek sözleşmeyi feshettiğini,bu nedenle borçlu olmadığını belirtmiş,savunmasında bu beyanlarını tekrar etmiştir.Davacı-alacaklı ise feshin yeterli olmadığını,davalı-borçlunun taşınmazı tahliye ettiğini ve kiralananı teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini iddia etmiştir.29 Mart 2010 keşide,02.04.2010 tebliğ tarihli noter ihtarnamesi ile davalı tarafından sözleşmenin feshedildiğinin davacı-alacaklıya bildirildiği görülmüştür. Bu durumda davalının itirazında belirtiği sebeplere,davacının karşı iddialarına göre uyuşmazlık yargılamayı gerektirir. İstemin uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle itirazın kaldırılmasına ve inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 28.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.