Eziyet etme, işkence, kamu görevlisinin suçu bildirmeme, görevi kötüye kullanma, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama, resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yapılan yargılanmaları sonunda:
Sanık ...'nun neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçundan müebbet hapis cezası ile hükümlülüğüne, görevi kötüye kullanma suçundan beraatine,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nun eziyet etme suçundan CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nun kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan CMK.nun 223/2-b maddesi gereğince beraatlerine,
Sanık ...'ın görevi kötüye kullanma suçundan hükümlülüğüne ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan CMK.nun 223/2-b maddesi gereğince beraatine,
Sanıklar ..., ..., ...'ün zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın açılması suretiyle kasten yaralama suçundan CMK.nun 223/2 maddesi gereğince beraatine,
Sanık ...'ın neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçundan müebbet hapis cezası ile hükümlülüğüne,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'nin işkence suçundan hükümlülüklerine,
Sanık ...'nin neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçundan müebbet hapis cezası ile hükümlülüğüne, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan CMK.nun 223/2-b maddesi gereğince beraatine,
Sanık ...'nın görevi kötüye kullanma suçundan hükümlülüğüne ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçundan müebbet hapis cezası ile hükümlülüğüne,
Sanık ...'ın zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan hükümlülüğüne ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan CMK.nun 223/2-b maddesi gereğince beraatine,
Sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan hükümlülüğüne,
Sanıklar ..., ...'in zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan hükümlülüklerine ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Sanıklar ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ...'ın görevi kötüye kullanma suçundan hükümlülüklerine ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair (BAKIRKÖY) 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2010 tarih ve 2008/337 esas, 2010/104 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... müdafiileri ile sanık ..., eşi ve müdafii, Yerel C.Savcısı, müdahiller ..., ..., ..., ..., ... vekilleri, müdahale talepleri reddedilen ..., Bursa Barosu Başkanlığı, Ankara Barosu Başkanlığı vekilleri tarafından istenilmiş olup CMUK.nun 318. maddesi gereğince sanık ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C.Başsavcılığının 07.04.2011 tarihli Bozma istekli tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek sanıklar ..., ..., ..., ... müdafiilerine tebligat çıkarılmış olup evrak incelendi:
Sanıklar ... ve ... hakkında verilen kararlara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı gözetilerek ve hükmolunan hapis cezasının süresine göre sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca istem gibi oybirliğiyle (REDDİNE) karar verilerek, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında duruşmalı, diğer sanıklar hakkında ise dosya üzerinde yapılan incelemede:
Sanıklar ... ve ... hakkında, müdahil ...'a eziyet suçundan açılan kamu davalarına ilişkin olarak mahallinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında verilen beraat kararları müdafileri tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edildiğinden tebliğnamede yer alan ret düşüncesine; CMK.nun 219/1. madde ve fıkrası ile Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca duruşmaların teknik araçlarla kayda alındığı ve duruşma tutanaklarının mahkeme başkanı ve zabıt katibi tarafından, gerekçeli kararın ise hükme katılan tüm hakimler tarafından imzalandığı anlaşılmakla tebliğnamede yer alan (1) no'lu bozma düşüncesine katılınmamış ve kısa kararın bulunduğu duruşma tutanaklarının son sayfasının üye hakimler tarafından imzalanmamış olması bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanıkların üzerlerine atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen, bu nedenle davaya müdahil olarak katılma hakkı olmayan ve bu yöndeki istekleri mahkeme tarafından da reddedilen Ankara, İstanbul ve Bursa Baro Başkanlıklarının hükmü temyiz hakları bulunmadığından, vekillerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi oybirliğiyle (REDDİNE),
2- Sanıklar ... ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... ... haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından sanıklar müdafiileri ile müdahiller vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle (REDDİNE), gereğinin mahallinde takdirine;
3- Sanık ... hakkında işkence ve görevi kötüye kullanma; sanık ... hakkında işkence ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında işkence; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında eziyet; sanıklar ..., ... ve ... haklarında zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
a) Karar başlığında müdahil ...'in adının yazılmaması ve karar tarihinin 01.06.2010 yerine 03.06.2010 olarak yanlış yazılması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.10.2009 gün, 2009/1-85-242, sayılı 08.06.2010 gün, 2010/1-35-140 sayılı ve 14.06.2011 gün, 2011/1-44-122 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi; 5271 sayılı CMK.nun “Şüpheli veya sanığın birden fazla olması halinde savunma” başlığını taşıyan 152. maddesi, “Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafiye verilebilir” hükmünü taşımaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde avukatın, aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa vekalet etmesi halinde, gelen işi reddetmesi zorunluluğu getirilmiş ve Türkiye Barolar Birliğince kabul edilen avukatlık meslek kurallarının 35. maddesinde de, “Avukat aynı davada birinin savunması öbürünün savunmasına zarar verebilecek durumda olan iki kişinin birden vekaletini kabul edemez” kuralına yer verilmiştir.
Ceza yargılamasında sanığın en önemli hakkı savunma hakkı olup bu hak hiçbir şekilde kısıtlanamaz AİHM'sinin 6. maddesinde adil yargılanma hakkı düzenlenmiş olup her sanık avukat yardımından yararlanmak hakkına sahiptir. Bu hak; hiçbir kısıtlama, kaygı, kuşku olmaksızın kullanılmalıdır. Müdafii, savunma görevini yerine getirirken diğer bir müvekkili aleyhine sonuç doğması olasılığını gözeterek savunmadan ve delil sunmaktan vazgeçmemelidir. Bu nedenle sadece yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafiide birleşebilecektir. Savunmada menfaat zıtlığını dar anlamda yorumlamamak gerekir. Burada önemli olan, savunmanın hiçbir şekilde zafiyete uğramamasıdır. Nitekim öğretide de aynı görüş benimsenmiş, şüpheli veya sanıklardan birisinin savunulması ancak diğer sanığın suçlanmasıyla sağlanabiliyorsa, çıkarların çatıştığı ve müdafilerinin değişik kişiler olması gerektiği belirtilmiştir. (Prof. Dr. Nur Centel – Doç. Dr. Hamide ..., Ceza Muhakemesi Hukuku, 6. Bası sh. 170) Uygulamada da, birlikte suç işlediği iddia edilen sanıkların müdafiiliğinin aynı avukat tarafından üstlenilmesi halinde, bu durumun sanıklar arasındaki menfaat çatışması nedeniyle, bazı sanıkların savunmaları bakımından zafiyet yaratacağı ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağı kabul edilmiştir.
Somut olayda; 28.09.2008 - 29.09.2008 tarihlerinde eziyet suçunu işledikleri iddia edilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın; 29.09.2008 günü zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçunu işledikleri iddia edilen sanıklar ..., ... ve ...'ün; 01.10.2008 günü eziyet suçunu işledikleri iddia edilen sanıklar ... ve ... ile kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu işledikleri iddia edilen ... ve ...'ın; 06.10.2008 günü kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu işledikleri iddia edilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın; 07.10.2008 günü işkence suçunu işledikleri iddia edilen ..., ..., ... ve ... ile kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu işledikleri iddia edilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen bazı sanıkların aynı müdafiiler tarafından temsil edildiği, bu durumun da savunmada zafiyet yaratabileceği cihetle, aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların, savunmalarının farklı müdafiiler tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerekirken, mahkemece duruşmaya devam edilerek hüküm kurulması, yukarıda açıklanan yasa ve meslek kurallarına aykırıdır.
C.Savcısı, müdahiller vekili, sanık ... eşi ve tüm sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki yazılı ve sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), sanıklar ... ve ... müdafiilerinin yüzüne karşı 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.