...'ı kasten öldürmekten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (SÖKE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19/10/2010 gün ve 282/356 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suçun niteliğine, 5237 sayılı TCK.nun 25 ve 27/2.maddelerinin uygulanması gerektiğine, yasal savunmaya, katılanlar vekilinin suçun niteliğine, tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine, Cumhuriyet Savcısının tahrik bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, suçta kullanılan bıçağın maktule ait olduğu ve maktulün mirasçılarına iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, müsaderesine karar verilmesi yasaya aykırı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının mahsus bölümündeki "TCK.nun 54.maddesi gereğince zoralımına" ibaresinin çıkartılarak "maktulün mirasçılarına iadesine" ibaresinin yazılmasına karar verilmek suretiyle düzeltilen hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), verilen ceza miktarı ile sanığın tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddine, 28/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.