Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/02/2012 tarih ve 2011/369-2012/31 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/05/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı (temlik alan) ... vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket vekili, ... Turizm ile davalı şirket arasında 11/02/2008 tarihinde imzalanan “Denetim ve Tasdik Sözleşmesi” ile davacı şirketin yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ile bildirimlerin denetim ve tasdik işleri ile diğer işlerin, 3568 sayılı Kanun ve ilgili diğer yasal mevzuata göre yerine getirilmesinin davalı tarafından üstlenildiğini, ancak davalının kanun ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, özen ve sadakat borçlarına aykırı eylem ve davranışları ile davacı şirket hesaplarından usulsüzce para aktarımlarında bulunduğunu, şirket kaynaklarından yapılan usulsüz aktarımlar sonucu şirketin zarara uğradığını ileri sürerek, şirket kaynaklarından usulsüzce aktarılan 6.213.506,50 TL nedeniyle uğranılan zarardan şimdilik, 1.124.000,00 TL tutarındaki kısmının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceğinin kararlaştırıldığını, bu durumda mahkemenin uyuşmazlığı çözmede görevli olmadığını savunarak, davanın öncelikle bu nedenle reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflarca kabul edilen sözleşmenin 7.maddesinde, taraflar arasında bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların hakem kurulunca karara bağlanacağının kararlaştırıldığı, bu durumda uyuşmazlığın anılan sözleşme maddesi uyarınca hakem kurulunca çözümleneceği, bu hükmün kesin ve emredici bir hüküm olduğu belirlenmekle HMK'nın 413/1 maddesi gereğince mahkemenin uyuşmazlığın çözümünde yetkili ve görevli olmadığı sonucuna varılarak, tahkim itirazının kabulü ile HMK'nın 413/1 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.