Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Adana ili Aladağ ilçesi ... Köyü Kızılgedik Mevkiinde bulunan 124 ada 6-8-9-10-11-12-13 parsel sayılı taşınmazlara müdahalede bulunulduğunu belirtilerek taşınmazların kendisine teslimini talep etmiştir. Davacı yargılama devam ederken mahkemeye verdiği ıslah dilekçesi ile 7-14-15 parsel sayılı taşınmazlara da müdahalede bulunulduğunu belirterek taşınmazların adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Kadastro Mahkemesince, davacının ıslah talebinin reddine, davasının kabulüne, 124 ada 6,8,9,10,11,12,13 sayılı parsellerin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.09.2003 tarihli ve 2003/3180 Esas, 2003/6205 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Kadastro Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, 124 ada 7 parsel yönünden açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş; hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2008 tarihli ve 2008/14028 Esas, 2008/18250 Karar sayılı kararı ile onanmıştır. Onama kararı sonrası dosya görevli mahkemeye gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazı davacının hiç kullanmadığı, kullandığını iddia ettiği yerin taşınmazın yakınında bulunan bulunan başka bir yer olduğu, taşınmazın tespit tarihinden itibaren davalı kayıt malikleri tarafından kullanıldığı, ancak orman yüksek mühendisleri bilirkişi heyeti raporunda B harfiyle gösterilen alanın toprağının orman toprağı olduğu, mevcut ormanların bir devamı niteliğinde ve orman ile bir bütünlük arz etmesi, mevcut ormanlar ile aralarında ayrıcı bir unsur bulunmaması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu, A harfiyle gösterilen alanın ise taprağının orman toprağı ve mevcut ormanların bir devamı niteliğinde olmaması, mevcut haliyle orman bütünlüğünü bozmaması, mevcut ormanlar ile bir bütünlük arz etmemesi, mevcut ormanlar ile aralarında ayrıcı bir unsur bulunması, 1956 yılı basımlı memleket haritasında açık alan olarak gözükmesi, 1991 yılı basımlı memleket haritasında açık alan olarak gözükmesi, amenajman haritasında iskan sahası olarak gözükmesi sebebiyle orman sayılmayan yerlerden olduğu, bu nedenlerle B harfi ile gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.